Türkiye’nin gündemi bir tarafta…
CHP’de yaşanan tartışmalar, “mutlak butlan” polemiği ve Özgür Özel liderliğinde şekillenen yeni siyasi yapı konuşulurken, Bursa’da 65 bin BTSO üyesini yakından ilgilendiren başka bir seçim yarışı yavaş yavaş ısınıyor.
Henüz resmi adaylıklar ortaya konulmuş değil.
Ama Bursa iş dünyasında iki isim artık herkesin dilinde:
İbrahim Burkay ve Özer Matlı.
Her iki ismin de bugün itibarıyla devam eden görevleri var.
İbrahim Burkay, BTSO Başkanı.
Özer Matlı ise Bursa Ticaret Borsası Başkanı.
Ancak BTSO seçimleri açısından mesele şu:
Önce meclis üyeliği süreci…
Ardından başkanlık yarışı.
Yani bugün için “adayım” demek başka, seçim takvimi içerisinde adaylığı resmileştirmek başka.
Fakat sahada hareket başladı mı?
Başladı.
Özer Matlı, hafta içerisinde organize sanayi bölgelerine yaptığı ziyaretlerle adeta seçim startını verdi.
Karma Deri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Murat Çağlar’ın verdiği destek de bu ziyaretlerin dikkat çeken başlıklarından biri oldu.
İbrahim Burkay cephesinde ise perşembe akşamı gerçekleştirilen toplantı önemliydi.
Toplantının adı KOBİ OSB lansmanıydı.
Ve bu lansmanın TEKNOSAB’ın genişleme alanında yapılması planlanıyor.
Buraya kadar her şey normal.
Hatta KOBİ’ler açısından bakıldığında son derece önemli bir proje.
Çünkü Bursa’nın üretim gücünü büyütmek istiyorsak küçük ve orta ölçekli işletmelerin önünü açmak zorundayız.
Ama benim kafamda başka sorular da var.
TEKNOSAB’da boş parseller ne olacak?
Şunu açıkça ifade edeyim:
Yükte hafif, parada ağır üretimi sonuna kadar destekleyelim.
TEKNOSAB’ın dünyanın önde gelen havacılık şirketlerine parça ve teknoloji üreten firmalarla dolmasına kimsenin itirazı olmaz.
Tam tersine…
Bursa’nın böyle yatırımlara ihtiyacı var.
Ancak teknoloji yoğunluğu sınırlı üretimlerin de aynı anlayışla değerlendirilmesi gerektiği konusunda soru işaretlerim var.
Daha önemlisi…
TEKNOSAB’da yıllardır parsel sahibi olan ancak henüz temel atmayan, üretime geçmeyen firmalar ne olacak?
Boş parseller ne zaman fabrikaya dönüşecek?
Bu şirketlerin sahipleri gerçekten teknolojik yatırımlar mı yapacak?
Yoksa arsalar uzun süre daha yatırım bekleyen alanlar mı yoksa şirketi alacak yatırımcıları bekleyen alanlar olarak mı kalacak?
Ben bu soruların cevabını öğrenirsem daha mutlu olacağım.
Çünkü mesele sadece yeni OSB kurmak değil.
Mevcut alanları ne kadar verimli kullandığımız da önemli.
KOBİ OSB güzel ama geçmişte kalan mağduriyetler ne olacak?
Dünkü lansmana gelelim…
KOBİ OSB projesi gerçekten güzel.
Bursa’nın ihtiyacı olan bir çalışma.
Fakat Bursa’da yıllardır gündemde olan başka bir mesele var:
Bursa Çimento civarındaki küçük sanayi sitesi…
Yıllar önce gündeme geldi.
Para yatıran yüzlerce esnaf var.
Fakat bugün gelinen noktada oradaki esnafın akıbeti hâlâ net değil.
İşte tam burada BTSO’ya ve KOBİ OSB projesine önemli bir görev düşüyor.
Orada yıllardır beklenti içerisinde olan esnafın mağduriyeti giderilecek mi?
BTSO üyeliği üzerinden bu insanların KOBİ OSB içerisinde yer bulmasının önü açılabilir mi?
Bence asıl konuşulması gereken konulardan biri de bu.
Çünkü yeni bir proje yapmak kadar, geçmişten gelen mağduriyetleri çözmek de yöneticiliğin bir parçasıdır.
Öte yandan KOBİ OSB'den yer almanın maliyeti Yüzde 30 Peşinat, 36 Aya Varan Vade ile mümkün... Kalan tutar için yatırımcılara 18, 24 ve 36 aylık vade seçenekleri sunulacak. Peki bunu gerçekten KOB OSB sahpleri ödeebileceki?
Yada KOBİ OSB'si bulunan daha büyük işletmeler m bu yerlerin sahibi nolacak?
Zaman her şeyi gösterecek...
Salon doluydu… Peki herkes Burkay’ı destekliyor muydu?
Gelelim lansmanın bir başka tarafına…
Katılım iyiydi.
Salon doluydu.
Peki salondaki herkes İbrahim Burkay’ı desteklemek için mi oradaydı?
Bence bu sorunun cevabı:
Hayır.
Bir toplantıya katılmak başka, bir adayı desteklemek başka.
İş dünyasında insanlar projeyi dinlemek, gelişmeleri görmek, nabız yoklamak için de toplantılara katılır.
Dolayısıyla salonun dolu olması elbette önemli bir gösterge.
Ama bunu doğrudan seçim desteği olarak okumak doğru olmaz.
Çünkü henüz seçim başlamadı.
Asıl yarış başladığında kimlerin nerede durduğunu hep birlikte göreceğiz.
Bursa büyüyor mu?
Bütün bu tartışmaların merkezinde aslında tek bir soru var:
Türkiye büyüyor, peki Bursa gerçekten büyüyor mu?
Rakamlar başka şey söyleyebilir.
İstatistikler başka şey söyleyebilir.
Ama esnafın kasası, sanayicinin üretim maliyeti, ihracatçının rekabet gücü ve işletmelerin yatırım iştahı başka bir gerçeği ortaya koyar.
Bursa’nın büyümesi sadece yeni OSB’ler kurmakla ölçülemez.
Mevcut sanayi bölgelerinin doluluk oranı…
Üretime geçen fabrika sayısı…
KOBİ’lerin finansmana erişimi…
Esnafın ayakta kalabilmesi…
Katma değerli üretim…
İhracat…
İstihdam…
Bunların tamamına birlikte bakmak gerekir.
Ve bütün bunların cevabını en iyi bilenler de Ankara’daki masa başındakiler değil, Bursa’nın esnafı ve sanayicisidir.
Ve artık karşısında güçlü bir isim var
BTSO seçimleri açısından bir gerçek daha var.
İbrahim Burkay’ın karşısında bu dönem önceki seçimlerden farklı olarak güçlü bir isim bulunuyor:
Özer Matlı.
Matlı’nın Bursa iş dünyasındaki karşılığı, ticaret borsasındaki tecrübesi ve son dönemde sahada yaptığı temaslar göz ardı edilemez.
Burkay ise BTSO’da uzun yıllardır başkanlık yapan, kurumu ve seçim sistemini yakından bilen bir isim.
Dolayısıyla karşımızda sıradan bir seçim yarışı yok.
Bir tarafta deneyim ve mevcut yönetim gücü…
Diğer tarafta değişim iddiası ve yeni bir alternatif oluşturma arayışı…
Bundan sonraki süreçte asıl belirleyici olan ise isimlerden çok projeler, ekipler ve Bursa iş dünyasının beklentileri olacak.
Şimdilik herkes sahada.
Ama henüz sandık kurulmadı.
Adaylıklar resmileşmedi.
Seçim takvimi başlamadı.
Buna rağmen Bursa’da seçim havası artık hissediliyor.
Şimdi merak edilen şu:
65 bin BTSO üyesi sandık başına gittiğinde tercihini mevcut yönetimin devamından mı, yoksa yeni bir sayfadan mı yana kullanacak?
Bunu bugün kimse kesin olarak bilemez.
Ama bir şeyi şimdiden söyleyebiliriz:
Bu seçim, sadece BTSO başkanını değil, Bursa iş dünyasının önümüzdeki yıllardaki yönünü de belirleyecek.
Ve galiba bu yüzden…
Bu kez yarış sadece sandıkta değil,
Bursa’nın her köşesinde yaşanacak.

