Bursa'da günlerdir yerelde gündem olan konu Kayapa-Kuruçeşme Katı Atık ve Enerji Üretim Tesisi tartışılıyor. Meydanlarda söylenen sözler var, sosyal medyada yapılan açıklamalar var. Bir de bütün bunların yanında konuşan resmî belgeler var.
Siyasette herkes istediği açıklamayı yapabilir.
Dün söylediğini bugün değiştirebilir. Ancak resmî evrakın dili nettir; imza inkâr kaldırmaz.
Ortaya çıkan belgeler gösteriyor ki Kayapa-Kuruçeşme bölgesinin 2050 Yılı 1/100.000 Ölçekli Bursa İli Çevre Düzeni Planı'na "rezerv atık alanı" olarak işlenmesi süreci, Mustafa Bozbey'in Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde başlamış. 22 Ocak 2026 tarihli yazıyla ilgili daireye talimat verilmiş.
Peki bugün ne deniliyor?
"Biz karşıyız."
Elbette karşı olunabilir. Ancak kamuoyu şu soruyu sormakta haklıdır: Eğer karşıydınız, o halde bu süreç nasıl başladı?
İşin daha dikkat çekici tarafı ise CHP'li Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Mehmet Aydın Saldız'ın durumu. Meclis kürsüsünde projeye karşı olduklarını ve hukuk mücadelesi verdiklerini ifade eden Saldız'ın, Başkan Vekili sıfatıyla aynı dosyayı 3 Nisan 2026 tarihinde imzalayarak Büyükşehir Belediye Meclisi'ne sevk ettiği de resmî belgelerde yer alıyor.
Siyasette fikir değişebilir. Buna kimsenin itirazı olmaz. Ama fikir değiştiyse bunun da açıkça söylenmesi gerekir. Dün imzaladığını bugün yok saymak, kamuoyunun güvenini zedeler.
Bir başka önemli ayrıntı ise CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala başkanlığındaki Danışma Kurulu'nun hazırladığı rapor. Raporda Bursa'nın batısında yeni bir katı atık tesisine ihtiyaç olduğu açıkça ifade ediliyor. Yenikent Katı Atık Depolama Alanı'nın kapasitesinin dolduğu, batı aksında yeni bir tesis ihtiyacının bulunduğu bilimsel gerekçelerle anlatılıyor.
Yani bugün "olmamalı" denilen alan, dün hazırlanan bilimsel raporlarda ihtiyaç olarak gösterilmiş.

İşte tam da bu noktada siyaset ile gerçekler birbirinden ayrılıyor.
Bursa'nın ihtiyacı olan şey bağırarak haklı çıkmaya çalışmak değil; şeffaflık, tutarlılık ve samimiyettir. Eğer bir proje yanlışsa neden daha önce plana işlendiği açıklanmalıdır. Eğer doğruysa, bugün neden karşı çıkıldığı kamuoyuna izah edilmelidir.
Öte yandan Başkan Vekili Şahin Biba'nın dosyadaki eksiklikleri tespit ederek süreci durdurması da dikkat çekici bir gelişmedir. Kurum görüşleri ve plan raporundaki eksiklikler nedeniyle dosyanın Meclis gündeminden çekilmesi, hukuki sürecin eksiksiz yürütülmesi açısından önemli bir adımdır.
Son söz...
Çöplük meselesi sadece bir atık tesisi meselesi değildir. Aynı zamanda siyasi hafızanın da sınandığı bir konudur.
Belgeler konuşurken sloganlar susar.
Ve unutulmamalıdır ki, siyasetçinin en güçlü savunması mikrofon değil, attığı imzadır.

