Bursa, tarih boyunca göçlerin, kültürlerin ve emeğin harmanlandığı; büyürken dinamizmini bu heterojen yapıdan alan muazzam bir şehir. Ancak bu büyük kentsel büyüme, beraberinde sosyo-ekonomik dengesizlikleri ve "dezavantajlı bölgeler" gerçeğini de getiriyor. Bursa özelinde bu resmi en net okuduğumuz yer neresidir diye sorsak, şüphesiz hepimizin vereceği ortak cevap aynı olur: Yıldırım.
Yıldırım, sadece bir ilçe değil; Balkanlar’dan Doğu ve Güneydoğu Anadolu’ya kadar uzanan devasa bir gönül coğrafyasının Bursa’daki ilk durağı, hayata tutunma merkezidir.
Göçün İlk Durağı, Mücadelenin Merkezi
Bugün dönüp baktığımızda Davutkadı, Sinandede, Güllük ve Mollaarap civarı, Balkan coğrafyasından gelen soydaşlarımızın şehre ilk adım attığı, kök saldığı mahallelerimizdir. Diğer tarafta Yavuzselim, Ulus ve Esenevler ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan göç eden vatandaşlarımızın kimlik ve var olma mücadelesi verdiği kalelerdir.
Bu denli yoğun ve farklı dinamiklere sahip bir sosyolojiyi yönetmek, sadece idari bir görev değil, aynı zamanda derin bir empati yeteneği gerektirir. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, tam da bu noktada büyük bir avantaja sahip. Kendisi de benzer bir göç hikayesiyle bu kente gelmiş, sokakların tozunu yutmuş ve halkın içinden çıkan bir yönetici olarak bölgenin ruhunu, eksiklerini ve beklentilerini çok iyi biliyor.
Liyakat ve Sahadan Gelen Yönetim Anlayışı
Bir liderin başarısı, sadece kendi vizyonuyla değil, o vizyonu sahaya yansıtacak doğru isimlerle çalışmasıyla ölçülür. Başkan Yılmaz’ın en büyük doğrulardan biri de spor ve gençlik yatırımlarında şi bilen liyakatli bir isim olan Selim Yolgeçen ile yol yürümesidir.
Uzun yıllar amatör kümede futbol oynamış, sporun içinden gelen, sahanın ve sporcunun dilinden anlayan Selim Yolgeçen, hem Belediye Meclis Üyesi hem de Yıldırım Belediyesi Spor Kulübü Başkanı olarak bu bölge için büyük bir şans.
Yolgeçen, sporculuk yıllarının getirdiği saha tecrübesini, Başkan Oktay Yılmaz’ın vizyoner himayesiyle birleştirerek Yıldırım’ın dezavantajlı grupları için adeta bir fırsat eşitliği köprüsü kuruyor.
Sporla Değişen Hayatlar: Kadınlar, Çocuklar ve Engelliler
Yıldırım Belediyesi’nin spor politikasında en takdir ettiğim yön, sporun sadece elit bir kitleye değil, toplumun en kırılgan katmanlarına ulaştırılmasıdır. Engelli bireylerimizin, geleceğimiz olan çocuklarımızın ve toplumun mimarı kadınlarımızın bu tesislere sembolik ücretlerle, hatta tamamen ücretsiz ulaşabilmesi adına atılan adımlar model alınacak cinsten.
Bağlaraltı Kadın Spor Tesisi: Son olarak hizmete açılan bu merkez, kadınların sosyal hayata katılımı ve sağlıklı yaşamı adına muazzam bir lokal yatırım.
Altyapı Hamleleri ve Naim Süleymanoğlu,Sadık Ahmet, Mimar Sinan Spor Kompleksleri
Yıldırım, sadece mahalle tipi tesislerle kalmıyor; Türkiye'nin en büyük spor komplekslerinden birine ev sahipliği yaparak on binlerce çocuğa lisanslı spor yapma imkanı tanıyor.
Buradaki en büyük başarı, tesis açmakla yetinmeyip o tesisleri doğru profesyonellerle, sürdürülebilir ve verimli bir şekilde yönetebilmektir. Selim Yolgeçen ve ekibinin bu tesisleri yaşayan birer spor yuvasına dönüştürme başarısı ortadadır.
Geleceğe Umutla Bakmak
Yıldırım’da spor; sadece madalya kazanmak ya da şampiyonluklar yaşamak demek değildir. Burada spor; sokakların risklerinden korunan bir çocuk, sosyalleşen bir ev kadını ve hayata tutunan engelli bir yürek demektir.
Yöneticilerinin fikirlerine değer veren, onların önünü açan Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ı ve sahada bu güveni boşa çıkarmayarak gecesini gündüzüne katan Spor Kulübü Başkanı Selim Yolgeçen’i gönülden tebrik ediyorum. Şehrin doğu yakası sporla yükselmeye devam ediyor; bize düşen bu başarıyı alkışlamak ve Yıldırım halkı için daha da büyük hizmetlerin kapıda olduğunu bilerek destek olmaktır.

