ilhami16 @ gmail.com

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in şehir içine teleferik hattı fikrini yeniden gündeme taşıması, açık söyleyeyim, kent adına heyecan verici ve geç kalınmış bir tartışmayı tekrar başlatmıştır.

Bugün Bursa’nın temel sorunlarından biri nedir diye sorsak; turist geliyor ama kalmıyor cevabını rahatlıkla ilk sıralara yazarız. Gelen misafir Uludağ’a çıkıyor, Ulu Cami’yi görüyor, Cumalıkızık’ta bir fotoğraf çekiyor ve akşam olmadan başka şehre geçiyor. İşte bu noktada şehir içi teleferik hattı gibi projeler, yalnızca bir ulaşım yatırımı değil, turizmi şehir merkezine yayan stratejik hamlelerdir.


Bu nedenle Bozbey’in hedefi nettir ve doğrudur:
 Yerli ve yabancı turistin Bursa’da daha uzun süre kalmasını sağlamak,
 Kenti bir “geçilip gidilen şehir” olmaktan çıkarıp “yaşanan şehir” haline getirmek,
Ve doğal olarak Bursa’nın turizm pastasından aldığı payı büyütmek.
Ancak hakkı teslim etmek gerekir. Bu fikir Bursa için yeni bir fikir değildir. Hafızası güçlü olanlar hatırlayacaktır. Şehir içi teleferik hattını ilk kez yüksek sesle dile getiren isim, rahmetli Yakup Aktaş idi. 2009 yerel seçimlerinde DYP’den Osmangazi Belediye Başkan adayı olduğu dönemde, üst mahalleler ile Merinos arasında bir teleferik hattı önerisini kamuoyuna sunmuştu. O gün belki fazla “vizyoner” bulundu, belki de yeterince anlatılamadı ama bugün konuştuğumuz projelerin temeli tam da o dönemde atılmıştı.
Sonrasında Recep Altepe’nin ikinci başkanlık döneminde bu fikir biraz daha ete kemiğe büründü. Hatta teleferik hattının Setbaşı’na, nikâh dairesinin altına kadar indirilmesi dahi gündeme geldi. Yani hedef yine şehir merkeziydi, yine turizmdi. Fakat ne olduysa oldu, yönetim değişti, öncelikler değişti ve Alinur Aktaş döneminde bu proje rafa kaldırıldı. Bursa, bir kez daha vizyon projelerden biriyle yol ayrımında durdu ama adım atamadı.
Bugün geldiğimiz noktada, rafa kaldırılan o proje farklı bir durak planlamasıyla da olsa yeniden gündemde. Bu bile başlı başına olumlu bir gelişmedir. Çünkü şehirler fikirlerle değil, istikrarla ve devamlılıkla büyür. Bir projeyi kimin başlattığından çok, kimin hayata geçirdiği önemlidir ama geçmişi yok sayarak da sağlıklı bir gelecek inşa edilemez.
Bizim bu noktadaki önerimiz nettir:
Teleferik hattı sadece A noktasından B noktasına giden bir turistik oyuncak olmamalıdır.
 Yeni duraklarla desteklenmeli,
 Tarihi ve kültürel alanlara temas etmeli,
Gastronomi, alışveriş ve yaşam alanlarını kapsamalıdır.
Emirsultan, Tophane, Muradiye, Hanlar Bölgesi, Merinos… Bursa’nın hikâyesi bu duraklarda gizlidir. Teleferik hattı bu hikâyeyi yukarıdan izleme fırsatı sunarken, aynı zamanda turistin ayağını yere bastıracak, esnafla buluşturacak, şehirle temas kurduracak bir planlamayla ele alınmalıdır.
Özetle;
✔ Proje doğrudur,
✔ Niyet olumludur,
✔ Zamanlaması yerindedir.
Şimdi top Sayın Bozbey’dedir. Bu projeyi sadece bugünün değil, önümüzdeki 30-40 yılın Bursa’sını düşünerek ele almak gerekir. Biz önerimizi yaptık. Değerlendirmek, geliştirmek ve hayata geçirmek artık Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğudur.
Bursa’nın artık yarım kalan hayallere değil, tamamlanan projelere ihtiyacı var.