ilhami16 @ gmail.com

 

En düşük emekli aylığının 20 bin TL olması konuşuluyor. Buna bir itirazım yok. Emekli aç kalmasın, kimse mağdur olmasın. Ancak asıl konuşmamız gereken çok daha büyük bir adaletsizlik var.

Bugün 1.800 gün prim ödeyen de 10 bin, hatta 10 bin 50 gün prim ödeyen de aynı taban maaşı alıyorsa burada ciddi bir sorun vardır. Yıllarca çalışmış, alın teri dökmüş, devlete daha fazla prim yatırmış insanla asgari primle emekli olanın aynı kefeye konulması sosyal adaletle bağdaşmaz.

Olması gereken sistem son derece basittir.

En düşük primle emekli olan baz alınmalı, bunun üzerine her 250 gün prim için maaşa belirli bir artış eklenmelidir. Örneğin bu artış 150 TL olsa;

10.050 gün prim ödeyen bir emekli, 1.800 günle emekli olana göre yaklaşık 8.250 gün fazla prim ödemiş olur. Bu da 6.150 TL ilave maaş artışı demektir.

İşte o zaman adalet sağlanır.

İşte o zaman “çok prim ödeyen çok maaş alır” sözü lafta kalmaz, gerçeğe dönüşür.

Aksi halde verilen mesaj şudur:

“Az çalışsan da olur, çok çalışsan da fark etmiyor.”

Bu anlayış ne üretimi artırır ne de geleceğe güven verir.

Emeklilik sistemi bir sosyal yardım sistemi değil, hak ediş sistemidir.

Kim ne kadar prim ödediyse karşılığını maaşında görmelidir. Devletin yapması gereken, kimseyi aşağı çekmek değil; çok çalışanın, çok ödeyenin hakkını teslim etmektir.

Adalet budur.

Vicdan budur.

Sosyal devlet anlayışı da tam olarak bunu gerektirir.