ilhami16 @ gmail.com


Bu köşeden özel hastanelerle ilgili defalarca yazdım. Her seferinde aynı soruyu sordum: Ayrıntıya girmeden lafimiz işini doğru yapanlara değil.

Gelelim o sorumuza.

Bu sistem böyle mi devam edecek? Vatandaşın cebine uzanan bu sınırsız el ne zaman durdurulacak?
Devlet diyor ki; “Muayene ücretinin içinde şu tetkikler, şu görüntülemeler var.” Yani vatandaş hastaneye girdiğinde en azından ne ödeyeceğini bilsin, sürprizle karşılaşmasın. Kâğıt üzerinde her şey net. Kurallar var, sınırlar var, yüzde 200’e kadar fark alınabilir deniyor.
Ama gelin görün ki uygulamada tablo bambaşka.
500 TL civarında bitmesi gereken bir muayene, bir bakıyorsunuz 5.000 TL’ye dayanmış. Yüzde 200 denilen fark, yüzde 2.500’lere çıkmış. Üstelik bunun adı da “ilave hizmet”, “ek tetkik”, “paket dışı işlem” gibi süslü ifadelerle normalleştiriliyor.
Vatandaş muayene ücretini ödüyor. Ardından “şu tahlil gerekli”, “bu görüntüleme şart” deniyor. Devletin kapsam dahilinde dediği işlemler için bile ayrıca ücret talep ediliyor. Soruyorsunuz, net bir açıklama yok. Ayrıntılı fatura istiyorsunuz, yüzler düşüyor. Kimisi fiş kesiyor, açıklama bölümüne “kantin ücreti” yazıyor. Sağlık hizmeti mi alıyoruz, alışveriş mi yapıyoruz belli değil.
Daha vahimi yatak ücretleri. Günlük 10 bin, 12 bin, hatta 15 bin TL’yi bulan rakamlar konuşuluyor. Bu ülkede asgari ücretle geçinmeye çalışan insanlar var. Emekliler var. Çocuğunu hastaneye götürürken cebindeki parayı hesaplayan anneler, babalar var. Sağlık bir ticari meta haline gelirse, parası olmayan ne yapacak?
Elbette özel hastaneler kazanacak. Kimse zarar etsin demiyor. Doktor emeği kıymetlidir, sağlık hizmeti ciddidir. Ancak denetim yoksa, sınır kağıt üzerinde kalıyorsa, vatandaşın korunmadığı bir sistem adil değildir.
Burada asıl mesele şu: Kurallar var ama uygulayan yok. Denetim var deniyor ama caydırıcılık yok. Şikâyet mekanizmaları var ama sonuç yok.
Artık birilerinin açık ve net biçimde “dur” demesi gerekiyor. Sağlık üzerinden fahiş kazanç elde edenlere, mevzuatı esnetenlere, vatandaşı çaresizliğinden vuranlara karşı ciddi yaptırımlar şart.
Sağlık pazarlık konusu olamaz. İnsan hayatı, fiyat listesine göre değer kazanıp kaybedemez.
Bu iş böyle gitmez.
Gitmemeli.