nilufer.ruzgar @ btu.edu.tr

Olmalı mı Olmamalı mı

Yoksa Hiç Değişmemeli mi

Ama Ben Değişmezsem

Ben Olamam ki

(Bülent Ortaçgil, 1974)

Aylardır konuşulan; ancak yakın zamanda daha çok konuşulmaya ve tartışılmaya başlanan gündemimiz Covid-19 aşısı malumunuz.

Daha pandemi başlangıcında aşı geliştirileceğine dair haberler almış, hızlı olabilmesi için dualar etmiş ve bir an evvel bu süreçten sağsalim çıkmayı bekler olmuştuk.

Yakın geçmişte başta Çin olmak üzere dünya devi ülkeler aşı üretimini gerçekleştirdiler, denemeler yapıldı, öncelikli gruplara uygulanmaya başlandı bildiğiniz üzere. Elbette spekülasyonlar, komplo teorileri ve bunlardan kaynaklı bazıları gerçekten de çok komik olan sosyal medyada dönen videolar da beraberinde geldi. İşi espriye vurup Çin ya da Rus aşısı olduktan sonra aniden Çince/Rusça konuşmaya başlanacağını iddia edenler mi dersiniz, vücutta garip reaksiyonlar yarattığını gösteren eğlence amaçlı çekilen videolar mı. Daha da abartıp Bill Gates’in talimatıyla bize çip takacaklarını ciddi ciddi iddia edenler mi..

Bu çip meselesi ilk gündeme geldiğinde aklıma Cem Yılmaz’ın gösterisinde “Amerika bizi izliyor” iddialarıyla dalga geçmesi geldi. Şahsen ben de Bill Gates olsun CIA olsun FBI olsun kendi halindeki bir Türk vatandaşını takip edecek kadar işsiz olduklarını düşünmüyorum.

Ancak..

Geçtiğimiz günlerde Pfizer’in aşısının uygulandığı deneklerden bazılarında yüz felci görüldüğü ve sebebinin araştırıldığı, Avustralya’da uygulanan aşının deneklerinde ise HIV antikoru tespit edildiği yazıldı basında. Bu noktada da, aşının son derece hızlı geliştirilmiş olması her ne kadar büyük bir başarı olsa da, insanların zihinlerinde soru işaretleri ve tedirginlik oluşturması çok da yanlış değil diye düşünüyorum. Buna ek olarak, günümüzde yeni doğan bebeklerine dahi gerekli aşıları yaptırmayı reddeden aşı karşıtı birçok kişi varken, bunun tartışması bir süredir bebeklere aşı yapılması gerekliliğini savunan ebeveynler ile aşı karşıtı ebeveynler arasında devam ederken Covid aşısı için tedirginlik hissetmek çok da uç bir davranış değil gibi düşünüyorum.

Elbette herkes için en güvenilir olan, psikolojik olarak rahat hissetmesini sağlayan yerli aşı. Bizim insanımız tarafından bizim için üretiliyor olması bile çok büyük güven ve rahatlık hissiyatı oluşturuyor. Tabi yerli aşı için Nisan 2021 gibi bir öngörü olduğu için Çin ya da Rus aşısının bir an evvel gelmesini ve uygulanmaya bekleyenlerin sayısı da, Pfizer’in geliştirdiği aşıya güvenen ve onu bekleyen kişi sayısı da az değil.

Vel hasıl, şahsi temennim, menşei ne olursa olsun aşıların güvenilirliği tamamen test edilip olası tehlikeli yan etkileri bertaraf edilip doğru zamanda doğru dozda uygulanarak, yani acele edip işin içine şeytanın karışmasına müsaade etmeden, bu pandemiden sağsalim çıkıp sağlıkla sıhhatle ve en önemlisi en yakınımızdan bile korkmadan hayata tekrar karışabilmek..

Sağlıkla ve sevgiyle kalın.

Dr. Nilüfer RÜZGAR